CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın sürdürülebilir olması için yemde yüzde 50 sübvansiyon sağlanması gerektiğini söyledi.
Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin neredeyse kendi hayvancılığını bıraktığını, yurt dışından hayvan getirerek sistemi sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
2010 yılında başlayan hayvan ithalatının bugüne kadar 10 milyon hayvana ulaştığını ve 11 milyar doların yurt dışına çıktığını belirten Gürer, buna rağmen sorunun çözülemediğini kaydetti.
Süt sektöründeki çarpık fiyatlandırma sistemine dikkati çeken Gürer, şöyle konuştu:
"Bugün rafta bir litre süt 44 liradan satılıyor. Ancak üretici bu sütü 14 liradan satmak zorunda kalıyor. Küçük aile işletmeleri 10-20 baş hayvanla üretim yapıyor ve yeterli depolama imkanı olmadığı için sütü hemen satmak zorunda kalıyor. Aracı geliyor, ‘Bana 14 liradan sütü verirsen alırım’ diyor. Sanayici ise '15 liradan fatura kes, 14 liradan sütü al, ben de senden 17 liradan alayım' diyor. Yani Ulusal Süt Konseyinin belirlediği 17 lira 15 kuruşluk fiyat, küçük üreticinin erişemediği bir fiyat”
Sanayicinin üreticiye yemi de kendisinden alması şartını koştuğunu ifade eden Gürer, şunları söyledi:
"Yem fiyatları durmaksızın artıyor. Bugün 50 kilo süt yemi 700 liraya satılıyor. Yonca, mısır silajı, pamuk tohumu küspesi gibi yem girdileri de pahalandı. Küçük üreticiler stok yapamadığı için yemleri günlük fiyatlarla almak zorunda kalıyor. Bu da maliyetleri artırıyor. Hayvancılık yapanların giderlerinin yüzde 70’ini yem oluşturuyor. Yem fiyatlarındaki artış durdurulmadan hayvancılığın sürdürülebilirliği yok. Yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak üretici desteklenmeli."
Hayvan hastalıklarının önlenmesi ve buzağı ölümlerinin Avrupa ortalamasına çekilmesi halinde et açığının kalmayacağını ifade eden Gürer, "Ancak yönetimde anlayış eksikliği var. Bu nedenle sorunlar katlanarak devam ediyor." dedi.
Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği fiyatların üreticiyi korumadığını belirten Gürer, "Konseyin tavsiye fiyatı, taban fiyat sanılıyor. bu fiyat, sanayicinin lehine belirleniyor. Üretici bu fiyata ulaşamıyor. İktidar sanayicinin yanında duruyor. Rafta vatandaş pahalı ürün alıyor, üreten kazanamıyor, aracı ve sanayici karından taviz vermiyor" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: